IoT Cihazlarda Onay Problemi

Posted by Yönetim Kurulu on Wed Nov 04 2020

IoT Cihazlarda Onay Problemi

Onay alınması problemi günümüzde artık her yerde karşımıza çıkmaktadır. Evlerimize, ofislerimize ve toplu kullandığımız halka açık alanlara bağladığımız cihazlarda artık bu problemi düşünmemiz gerekli hale gelmiştir. 

Yaygın hale gelen ve yaşam alanlarımıza uyguladığımız teknolojilerde pek çok sensör, mikrofon ve kamera bulunmaktadır. Hayatlarımızı daha iyi bir hale getirmek için yaşadığımız ortama adapte ettiğimiz bu cihazlar sesi, sıcaklığı, kullanımı ve hareketi takip edebilir hatta bir kişinin ne yaptığını ve etrafında neler olduğunu gösterebilir. Alınan veriler ise bir bulut depolama sistemine gönderilir. 

Bulutta depolanan bu veriler hackerlar tarafından ele geçirilebilme tehdidi ile karşı karşıyadır. En basitinden, bağlantılı bir cihaza sahip olmak üretici için kullanıcının özel yaşamına bir pencere açar. Belki siz bir arama motorunun evinizin sıcaklığını bilmesinden veya konuşmalarınızı dinlemesinden rahatsız olmayabilirsiniz fakat bazı insanlar olabilir. 

Bazı insanlar elektronik cihazlardan bu tip verilerin elde edilmesini istememektedir. Bu kişilerin bir kısmı ise hükümetlerin yüz tanıma ve verilen izinler ile büyük miktarda elektronik veri toplaması sebebiyle kapıdaki bir kamera tarafından yakalanan görüntülerin bile refahlarına karşı tehdit oluşturduğunu düşünmektedir.  

Peki, böyle bir ortamda firmalar IoT cihazlar için onay alınması hakkında nasıl düşünmelidir? Firmaların cihazın yapabileceklerinden önce cihazda toplanan bilgilerin nereye gittiği konusunda kullanıcılara karşı şeffaf olmaları ve kullanıcıyı bu konu hakkında bilgilendirmeleri gerekmektedir. 

Aynı zamanda kullanıcıların başka kullanıcıları da bilgilendirmesi yolunda kullanıcıları cesaretlendirmelidirler. Küçük bir uyarı işareti ile evin video kaydı altında olduğuna dair kullanıcıyı uyarabilir veya bir bilgilendirme uygulaması ile kullanıcı, cihazın yapabilecekleri konusunda uyarılabilir. Bu gibi uyarılar bağlı cihazların kişilerin partnerleri tarafından kötüye kullanılmasına engel olamaz belki fakat kullanıcılara bu cihazların evlerinde bulunmasının aile bireylerine karşı gözetleme olarak nitelendirilebilecek bir etki yaratma potansiyeli olduğunu hatırlatacaktır. 

Profesyonel bir açıdan ise onay vermek bağlı cihazlar veya otomasyon sistemlerine karşı güven oluşmasına sebep olacaktır. Örneğin; Orlando’daki bir hastanede hemşirelerin hareketlerini takip ederek çalışmalarının optimize edilmesi için bir sistem kurulmuştur. Sistem kullanılmaya başlanmadan önce hemşireler bilgilendirilmiş ve sonuçlar birlikte yorumlanmıştır. Sürecin sonunda, sürekli bakım gerektiren hastaların yan yana olan odalarda kalmamasına ve aynı hemşirenin gözetimine verilmesine yönelik yeni bir düzenleme getirilmiştir. Fakat en başta hemşireleri bilgilendirmek ve onları sonuç çıkarımına dahil etmek başarıyı getiren asıl etmen olmuştur.  

Şehirlerde vatandaşlara sorulmadan okullara ve havaalanlarına yüz tanıma sistemleri yerleştiriliyor ve bu sistemlerin başarısına ödeme yapılıyor. Vatandaşları bilgilendirmemek açıkça bir hata olarak görülüyor ve onay alınmaması halk arasında endişelere sebep oluyor. Buradan hükümetlerin vatandaşlara onay almak konusunda saygı göstermediği ve onlarla bu noktada aynı fikirde olmadıkları sonucuna varabilir miyiz? Bu hükümetler için doğru bile olsa teknoloji şirketlerinin kullanıcılarına vermek istedikleri mesaj gerçekten bu mu? 

Kaynak: IEEE Spectrum, 07.2020, syf.20. Internet of Everything: The IoT’s Consent Problem by Stagey Higginbtham

Çeviri: Ada İrem Pekdemir