WIE’de Kasım Ayı

Posted by WIE on Thu Dec 24 2020

WIE’de Kasım Ayı

IEEE İTÜ Women in Engineering Affinity Group olarak her hafta çarşamba günü kulüp üyelerimizle Zoom platformu üzerinden bir araya gelerek cinsiyet eşitliği üzerine bilgilendirici sunumlar yapıyoruz, üyelerimizle birlikte sohbet ediyoruz, bilinç düzeyimizi arttırmak ve bunu yaymak için elimizden geleni yapıyoruz. Çünkü biliyoruz ki dünya nüfusunun yarısının ayrımcılık nedeniyle geri kaldığı bir durumda ekonomik büyüme, toplumsal istikrar ve sürdürülebilir kalkınma da engellenmiş olmaktadır. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri arasında da bulunan toplumsal cinsiyet eşitliği adına adımlar atıyoruz. Kasım ayında gerçekleştirdiğimiz toplantılarımızın içeriklerini sizler için derledim.


4 Kasım 2020 Çarşamba

Bu haftaki toplantımızın gündem maddeleri: 

Deprem Gerçeği

30 Ekim 2020 günü saat 14.51'de, merkez üssü Yunanistan'ın Sisam Adası açıklarında Türkiye'nin İzmir ilinin Seferihisar ilçesine 23 km mesafede bulunan, yerin 16,5 km altında 6,9 Mw büyüklüğünde meydana gelen ve yaklaşık 16 saniye süren 2020 Ege Denizi Depremi sonrasında deprem hakkında genel bilgilendirme yaptık. Depremin hayatımızın bir gerçeği olduğunu ve depremi yaşamadan önce alınacak tedbirlerin, deprem anında yapılması gerekenleri bilmenin hayat kurtarıcı olduğunu vurguladık. 

Paylaştığımız önemli bilgiler: 

  • Deprem anında alınması gereken pozisyon cenin pozisyonudur. Bu pozisyon böbrekleri korur ve ısı kaybını engeller, şuur kaybı yaşansa da en az enerji gereksinimiyle dolaşım ve solunum sisteminin düzenli çalışmasını sağlar.


  • Deprem anında şebekeler meşgul edilmemelidir. Gerekli olduğunda internet üzerinden haberleşebiliriz. Güvende olduğumuzu yakınlarımıza bildirmek amacıyla kullanılan uygulamaları da kullanabiliriz. (“Akut-Güvendeyim” uygulaması)

Genellikle deprem sonucu ölen kadın sayısı erkek sayısına oranla daha fazladır. Bu durumun başlıca nedenleri şunlardır: 

  • Kadınlar kıyafetlerinin uygun olmadığını düşündükleri için binadan ayrılmadan önce uygun kıyafet arayabilmektedirler. Kadınların ekonomik gelirinin genellikle erkeklerden az olmasından dolayı yaşadıkları binalar depreme daha dayanıksız olabilmektedir.


  • Korumacı rol üstlenen kadınlar, deprem sırasında kendilerinden önce çocuklarını ve bakmakla yükümlü olduğu insanları düşünme eğiliminde olabilmektedirler.



Üyelerimizin toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine paylaşımları

Üyelerimizin form üzerinden paylaştıkları kendilerinin ve yakınlarının yaşadığı cinsiyet ayrımcılıklarına yer verildi. 

Paylaşımlar çoğunlukla şu başlıklar altındaydı: 

  • Toplumsal baskıların bazı durumlarda tek bir cinsiyete yönelik olması 

  • İlgi alanlarının cinsiyete göre sınırlandırılması 

  • Araba kullanma stereotipleri 

  • Mesleklerin cinsiyetlere göre sınırlandırılması

  • Kıyafet ve makyaj ön yargısı 

  • Ev işlerini kadınların üstlenmesi gerektiği ön yargısı 

 Kıyafetlerin, mesleklerin, sosyal görevlerin, hobilerin; bireylerin cinsiyetleri ile ilişkilendirilemeyeceği ve insanların kararlarına cinsiyetçi yaklaşılmasının yanlış olduğunu vurguladık. Üyelerimizin konuya dair ekstra örnekleri, toplantıyı zenginleştirirken veriler ve çeşitli haberlerle de destekleyerek konuyu pekiştirdik.


11 Kasım 2020 Çarşamba

Bu haftaki toplantımızın gündemi:

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Atatürk

Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasında Atatürk çok önemli adımlar atmıştır. Türk Medeni Kanunu’nun kabulüne öncülük ederek Türk kadınının toplumdaki statüsünü arttırmıştır. Türk Medeni Kanunu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 22 Kasım 2001'de kabul edilen ve 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren 4721 sayılı yasadır. 17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı Medenisini yürürlükten kaldırdı. Türkiye'de medeni hukuk alanına ilişkin kuralları içeren başlıca yasadır. Başlangıç hükümleri dışında; kişiler hukuku, aile hukuku, miras hukuku, eşya hukuku ve borçlar hukuku olmak üzere beş kitaptan ve toplam 1030 maddeden oluşur. Türk kadınları Avrupa ülkelerindeki kadınlardan çok daha önce seçme-seçilme hakkına sahip olmuştur.  İş Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle kadınların çalışma hayatına düzenlemeler getirilmiştir. 

Sonrasında ilkleri başaran Türk kadınlarından söz ettik:

  • Sabiha Gökçen: Dünyadaki ilk kadın savaş pilotudur.

  • Sabiha Gürayman: İTÜ inşaat mühendisliği mezunudur. Fenerbahçe Spor Kulübünün ilk kadın kaptanıdır.  

  • Kerime Halis: Dünya güzeli seçilen ilk Türk kadınıdır. Atatürk tarafından Ece unvanı almıştır. 

  • Afet İnan: Cumhuriyetin ilk tarih profesörlerindendir, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde ilk Türk devrim tarihi kürsüsünü kurmuştur.

  • Safiye Ali: Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kadın tıp doktoru ve tıp eğitimi veren ilk kadındır. 

Atatürk’ün toplumsal eşitliğe bakış açısına yer verdik.



 “Kadınlarımız bu haklarını bir lütuf olarak değil, onurlu bir görevin karşılığı, bir hak olarak kazandılar.” 

Mustafa Kemal Atatürk







Haftanın konusu olan “toplumsal cinsiyet eşitliği ve Atatürk” ile ilgili olarak hazırladığımız Kahoot yarışmamızın ardından yarışmayı kazanan üyemiz Özge Karagöz’e İlber Ortaylı - Mustafa Kemal Atatürk kitabını hediye ettik.


18 Kasım 2020 Çarşamba

Bu haftaki toplantımızın gündemi:

Toplumsal cinsiyet sanatı nasıl etkiler?

Bazı dönemlerde kadın yazarların eserlerinde kendi isimlerini kullanmadıklarından, erkek mahlaslar veya isimlerinin baş harflerini kullandıklarından bahsederek bu yazarlara örnekler verdik:

  • J.K. Rowling cinsiyetinin belli olmaması için isminin yalnızca baş harflerini kullanmıştır.

  • Charlotte, Emily ve Anne Bronte kitaplarını Currer, Ellis ve Acton Bell mahlaslarını kullanarak yayımlamıştır.

Ön yargılardan kurtulmak, kitabının basılmasını ve cinsiyet stereotiplerine maruz kalmadan okunmasını sağlamak için yazarların isimlerini gizlediklerini konuştuk.


İçerik ekibi olarak üyelerimize hazırladığımız sunumlar:




  • Feminist sanatçılar ataerkil toplum yapısına karşı olduklarını göstermek için sanatı propaganda aracı olarak kullanmışlardır.

  • Kadın sanatçıların yakın çevreleri tarafından baskılanması sonucu kadın sanatçılar haklarını arama mücadelesine girmişlerdir. Bu mücadeleler sonucu çoğu sanatçı haklarına kavuşabilse de kimi durumlarda da haklarından mahrum bırakılmışlardır.

  • Kadınlar geçmişten günümüze toplum tarafından dayatılan standart bir güzellik algısıyla karşı karşıya olmuştur. Bu algıların çizdiği çerçeveye girmek için kadınlar, kimi zaman sağlıklarını riske atacak yollara dahi başvurmuştur.

  • Kadınların üzerindeki baskının sonucu olarak kadınlar kendine güvenlerini ve övünme duygularını kaybedebilmektedirler.

  • Zaman içinde kadınların sanattaki yerini göstermek için çalışan çeşitli oluşumlar kurulmuştur.

  • Kadınlar işe girerken sadece cinsiyetleri nedeniyle çeşitli zorluklarla karşı karşıya kalabilmektedirler.

Performans sanatçısı olan Marina Abramovic’in gerçekleştirdiği performans sanatlarını konuştuk ve tartıştık. Marina Abramović, 1960'larda ortaya çıkan vücut sanatı akımının (body art) önemli bir temsilcisidir. Abramović performanslarıyla fiziksel ve zihinsel potansiyelin sınırlarını zorlayan ve araştıran bir sanatçıdır.  





Suffragette Filmi


Haftanın iç etkinliğinde, izlenen Suffragette filmi ve I. Dalga Feminizm üzerine konuştuk. Suffragette, Sarah Gavron tarafından yönetilen ve Abi Morgan tarafından yazılan, Birleşik Krallık'ta kadınların oy hakkı hakkında 2015 İngiliz tarihi drama filmidir. Filmde Carey Mulligan, Helena Bonham Carter, Brendan Gleeson, Anne-Marie Duff, Ben Whishaw ve Meryl Streep yer alıyor. Katılımcıların filmde etkilendikleri sahneleri ve film hakkında genel görüşlerini paylaşmalarıyla başlayan film sohbeti “I. Dalga Feminizm nedir? Ne tür faaliyetler yapılmıştır? Kadınların hangi alanlarda eşitliği için çalışılmıştır?” gibi soruları birlikte cevaplamamızla devam etti. Filmde kadınların bir yöntem olarak şiddeti kullanmasının haklı ve haksız yanlarının tartıştık. Seneca Falls Bildirgesi’nden bahsettik. Seneca Falls Bildirgesi, 1848'de yayımlanan ilk kadın hakları bildirgesidir. Bildirge “kadının sosyal, sivil, dini alanlardaki koşulları ve hakları” olarak tanımlanır. 19-20 Temmuz 1848'de iki gün süreyle Seneca Falls'da düzenlenen toplantı sonrasında kaleme alınmıştır. Sonrasında ilk etapta beyaz kadınlara oy hakkı verilmesinin eşitliği getirmediğine değinilmesi, oy hakkının bireyler için anlamının konuşulması, Pro-feminizm kavramının açıklanmasıyla ilgili konuştuk. Pro-feminizm, (Feminist Erkekler/Erkek Feministler) herhangi bir feminist hareketin bir üyesi olmayı ima etmeksizin feminizmin hedeflerini desteklemeyi işaret etmektedir. Türkiye’de kadınların oy hakkı alması için yaptıkları çalışmalardan bahsedilmesiyle toplantımızı bitirdik.


https://en.wikipedia.org/wiki/File:Suffragette_poster.jpg 


25 Kasım 2020 Çarşamba

Bu haftaki toplantımızın gündemi:

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslarası Mücadele Günü:

25 Kasım 1960’ta Dominik Cumhuriyeti’nde diktatörlüğe karşı mücadele eden 3 kadının (Mirabel Kardeşler) cesetlerinin uçurumun dibinde bulunması üzerine bu günün “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslarası Mücadele Günü” ilan edildiğinden bahsettik. Kadına yönelik şiddete dair istatistikler paylaştık. Bu istatistiklere göre Türkiye’de eşinden en az bir kez fiziksel veya duygusal şiddet gören kadınların oranı %38. Şiddet oranı tahminlerin aksine Türkiye’nin batısında daha fazla ve her bölgede görülmektedir.

  Katılımcılara şiddete tanık olmaları durumunda ne tür tepki verecekleri sorduk. Gelen cevaplar duruma müdahale edilmesi gerektiği yönündeydi. UN Women Ateş Böcekleri Kadına Yönelik Siber şiddetle mücadele projesinden bahsettik. Linke tıklayarak hakkında detaylı bilgi edinebilirsiniz: https://2019.atesbocekleri.info/#sec3

Şiddet tanımlamalarına ve çeşitlerine yer verilerek farkında olmadan şiddete maruz kalınan durumlar olduğundan bahsettik. Toplantıdan önce gönderilen formun sonuçlarını paylaşılarak birlikte değerlendirdik. Cinsiyet Eşitliği Endeksinde Türkiye’nin 130. sırada olduğunu belirterek kat edilmesi gereken uzun ve zorlu bir yol olduğundan bahsettik.

Kadınların haklarından, kadınların haklarını kullanabilmek için erkeklerden onay alması gerektiğini savunanların olduğundan, toplumların eğitim seviyesinin arttıkça haklara sahip çıkma mücadelesinin de arttığından bahsettik. Çeşitli veriler paylaştık. Bu verilere göre: 

  • ABD'de 4 kadından biri şiddete maruz kalıyor, %16'sı eşleri tarafından tecavüze uğruyor. 

  • Ortalama her gün 3 kadın eşleri tarafından öldürülüyor.

  • AB'de kadınların %45'i cinsel tacize uğramış.

  • Üst düzey yönetici olan kadınların %75'i taciz edilmiş. 

  • Şiddet mağduru olan 2 kadından 1 sessiz kalıyor.

Şiddetin sebepleri ve çıkış noktalarından bahsettik. Kadına şiddete tepki göstermekle birlikte bunun önüne geçmenin ve ortadan kaldırmanın gerekliliğine değindik. Şiddete maruz kalan kişilerde bu durumun travmaya neden olduğunu ve şiddet gören kişinin bu durumu atlatmasının zor olduğunu vurguladık. Konu ile ilgili Kahoot yarışması yaptık, katılımcılarımızın kadına şiddet ve kadın ölümleri hakkında tahminde bulunmalarına olanak verdik.

IEEE İTÜ Women in Engineering Affinity Group olarak 2020 kasım ayını her hafta çarşamba günü yaptığımız toplantılarımızla birlikte tartışarak, bilgilerimizi paylaşarak ve günümüzde çok önemli bir konu olan cinsiyet eşitliğini toplantılarımızın gündemimizde tutarak dolu dolu geçirdik. Bizler için çok verimli bir kasım ayı oldu.


Kaynakça: https://tr.wikipedia.org/

Yazan: Öykü Metin

Powered by Froala Editor